
Günay Hakkında Anılar
Eğer bizimle paylaşmak istediğiniz anılarınız, hikayeleriniz varsa sitemizin "İletişim" kısmından bize yazabilirsiniz.
Ben,Karaman Nefise Sultan Kız Meslek Lisesinden 1988 yılında emekli olan okul müdürü Aliye KÜÇÜKOĞLU.(ÖRS)
Okulun ilk müdürü değerli insan SYN.Günay MÜDERRİSOĞLU ile uzun beraberliğim ve dostluğum oldu.Öğretmenim okul müdürüm ve genel müdürüm oldu.
1957 yılında altıncı sınıftaki iken el işleri dersi lisede giyim öğretmenim oldu .Kız teknik yüksek öğretmen okuluna müracaatımda dilekçemi kendi elleri ile yazdı.
1967 yılında aynı okula nakış öğretmen,i olarak atandım. Meslektaş olmuştuk benim okula gelmeme çok sevinmişti.onu daha çok tanıma imkanım oldu .
O Nefise Sultan Kız Meslek lisesinin kurucusuydu.Okulun yapımı ve gelişmesinde çok emeği vardı.okul 1954 yılında akşam kız sanat okulu olarak kurulmuştu.1959 yılında kız enstitüsü ,1962 yılında ortak kız sanat okulu açıldı.O zamanlar karamanda kız çocuklarının ilk okuldan sonra okutulması pek yaygın değildi.ilk okulu bitirmiş ve tahsiline devam etmemiş pek çok kız öğrenci vardı.Bunlar toplandı ve iki sınıf açıldı.okul tarihinde en önemli hizmetlerden biriydi.O zamanlar karamanda Anadolu lisesi,fen lisesi gibi okullar yoktu.İmkanı olan şehir dışında bir okulu kazanır tahsiline devam ederdi.Orta kız sanatın açılması ile pek çok öğrencimiz burada mezun olup çok iyi okullarda öğrenimine devam etti.Doktor mühendis,öğretmen, avukat,bankacı,işletmeci ve daha pek çok güzel meslek sahibi olan öğrencilerimiz oldu. Önemli bir hatıramı sizlere anlatmadan geçemeyeceğim.1960 yılında kız enstitüsüne kaydolmuştum okul yeni kurulduğu için çevrede henüz tanınmıyordu amaçları tam olarak bilinmiyordu.
Anneme bu okulun sonu yok denmiş annem okula gidip doğrusunu öğrenmek istemiş. Okulun ilk müdürü değerli insan sayın Günay MÜDERİSOĞLU makam masasında oturuyormuş.Annem ona derdini anlatınca ‘’ teyze ben bu okuldan mezun oldum.bak şimdi bu okulun müdürlüğünü yapıyorum Türk kadınını temsil ediyorum sende kızının ileride bu okula müdür olarak gelmesini istemezmişim ‘’ demiş .annem beni okuldan almamış ve devam etmişim.Hizmet vermek daha sonra bana kısmet oldu.Böylede ileri görüşlüydü.
1968-1969 Eğitim öğretim yılında okulun şimdiki yeni binasına taşınıldı.Yeni binanın yapımında ve donanımında emeği çoktur.
O iyi bir öğretmen okul müdürü ve genel müdürdü.O otoriter, becerikli ,akıllı,birleştirici ve sosyal yönü kuvvetli bir yöneticiydi. Okulun çevreye tanıtılması ve kazandırılmasında emeği pek çoktu.O bir teknik öğretim sevdalısıydı. Hepimizde o ruhu aşılardı.
Emeklilik yıllarında ölümünden iki üç gün önce bende misafirdi. Beraber Milli Eğitim Müdürünün eşine tanışmaya gidecektik.Çünkü çevreye çok açıktı.Duydum ki ani vefat etmiş. Çok üzüldük tüm karaman üzüldü.
Kısacası o çok özel bir insandı.Ruhu şad olsun .Onu kısada olsa anlatabildiğim için mutluyum.
Mesleki Eğitim merkezi Müdürü Emetullah EMRE’YE teşekkür ederim.
Aliye KÜÇÜKOĞLU (ÖRS)
Emekli Okul Müdürü
Liseyi burada okudum. Lise 1’i bitirdim, lise 2’ye geçtiğim zaman bölüm seçme dilekçesinde Dikiş Bölümü’nü seçmiştim. Okul başladığında bölüm listeleri okunurken ismim Dikiş Bölümü’nde geçmedi. Ben çok şaşırdım. Daha sonra Çocuk Gelişimi listeleri okunmaya başladı, ilk başta benim ismim okundu. Tabii ki şaşkınlığım bir kat daha arttı. Gidip kimseye de soramadım, derdimi anlatamadım. Eve gidince babama ismim Çocuk Gelişimi Bölümü’nde çıktı, halbuki ben Dikiş Bölümü’nü seçmiştim, dedim. Babam da: “Sana söylemeyi unuttum kızım. Ben okulu arayıp Günay Hanım’la görüştüm. O bana Çocuk Gelişimi Bölümü’nün daha iyi olduğunu ve bu yıl yeni açılan bir bölüm olduğunu söyledi. Ben de istediğin gibi olsun.” diye onayladım dedi. Daha sonra liseyi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden bitirdim. Günay Hanım Ankara’ya sınava arabasıyla kendi götürdü. Hem Günay Hanım’ın yüzünü kara çıkarmamak için hem de babama (babam senet imzalamıştı) karşı mahçup olmamak için sınavlara çok çalıştım. İngilizce ve müzik derslerinden zorlanacağımı anladım. Günay Hanım’a ve babama mahçup olmamak için özellikle bu iki derse çok çalıştım. Şükür ki onların yüzlerini kara çıkarmadım.
Kırşehir’e Çocuk Gelişimi Öğretmeni olarak atamam yapıldı. Oraya bir gittim ki lanet bir Çocuk Gelişimi Öğretmeni var. Sürekli bana sorun çıkarıyor. Pazar alışverişlerini kendilerinin yaptığını ve benim de yapmam gerektiğini söyledi. Ben Kırşehir’i bilmem, pazarı göremem, dedim. Yapmazsan senin stajyerliğini kaldırmam, dedi. Bir gün Müdire Hanım beni çağırdı. Bu konudan dolayı beni arkadaşlarımın içinde azarlayacağını sandım, çok üzüldüm. Bana; odama git, ben geliyorum, dedi. Kendi kendime azarlandığını kimse duymayacak diye bir oh çektim. Müdire Hanım odasına geldi. Günay Hanım’ın kendisini aradığını ve “o benim kızım, ona iyi bakın” dediğini söyledi. Ben azar beklerken bunu duydum ya sevincim tarif edilmez bir hal aldı. Bunun üzerine ben de Çocuk Gelişimi Öğretmeni’nin stajyerliğimi kaldırmayacağını söylediğini belirttim. Müdire Hanım, o konuda bir kaygımın olmamasını, öyle bir şeyin olmayacağını söyledi. Stajyerliğim orada kalktı. Daha sonra tayinim Karaman’a çıktı. Uzun yıllar Karaman’da çalıştım.
Şunu özellikle belirtmek istiyorum: Günay Hanım’dan memleketi Kastamonu’dan çok Karaman yararlandı. Günay Hanım’ın bana sadece Çocuk Gelişimi Bölümü’nü seçmemde değil, öğretmen olduktan sonra da çok faydası dokundu. Her zaman desteğini hissettim. Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse: BANA YÖN VEREN KİŞİ GÜNAY HANIM’DIR.
Ayla GÖVESLİ
1977-1978 yılı kız teknik yüksek öğretmen okul giyim bölümü mezunuyum.Sayın Günay MÜDERRİSOĞLU bizim okul müdürümüz idi.Çok iyi idareci ve bize hem iyi bir müdirelik hem de bir anne görevini yapardı.Mezun olduk kuraları çekiyoruz .Kurada ben Konya Karaman Nefise Sultan Kız Meslek Lisesine Atandığımı öğrendim. Hemen beni yanına çağırarak ‘’Bak yavrum çok güzel bir okula gidiyorsun o okulda beni emeğim çok ‘’ demiştir.
Günay MÜDERRİSOĞLU’ nu her zaman takdir ve hürmetle anarız Ruhu Şad olsun.
Saime ÖZKÜÇÜK
Emekli Giyim ÖĞRETMENİ
Rahmetli Müdürümüz sayın Günay MÜDERRİSOĞLU ile hatırımda kalan bir anımdan bahsedeceğim.Günay hanım Ankara Kız Teknik Öğretim Genel Müdürü olarak atanmış.Karamandan ayrılmıştı.Biz o zaman kız meslek lisesinde öğrenciydik. Bizim okulun klasik Türk müziği korosunun Ankara Karamanlılar gecesinde konser vermek için davet ettik. Bizi Anakarada karşıladı yeni mahalle yatılı kız meslek lisesinde yatırdı. Konser cebecide bir düğün salonunda idi .
Ertesi gün bize Anakarayı ve özelliklede Anıtkabiri gezdirdi. İlk defa Anakarayı ve özelliklede Anıtkabiri onun sayesinde ziyaret ettiğimi unutmuyorum .Orada çekindiğimiz birfotoğrafı da sunuyorum.Saygılarımla
Raziye PALAS
Emekli Giyim ÖĞRETMENİ
Günay, Kars Lisesi Ev İşleri Öğretmeni iken 1954 yılında Akşam Kız Sanat Okulu Müdürü olarak Karaman’a tayin olmuştur.
Kars’tan Karaman’a trenle yolculuk yaparken trende yol arkadaşı bir beyle tanışmış. Yolculuk esnasında o bey hastalanmış, ona çok güzel bakmış. O bey de: “Karaman’da yabancılık çekme benim çok sevdiğim bir Dr. oğlum var, o size yardım eder.” demiş ve ismini yazmasını söylemiş.
Karaman’a gelmiş bir otele yerleşmiş otelin penceresinden bakarken trendeki beyefendinin söylediği Dr. beyin levhasını görmüş. Bu bey ileride zevce olan Dr. Baha MÜDERRİSOĞLU’NDAN başkası değil. Günay, hiçbir şeyi bulunmayan okulu kendi gayret ve halkın yardımı ile Güven Taksi’nin bulunduğu yerde iki katlı binada Akşam Kız Sanat Okulu’nu açmıştır.
Karaman’ı çok sevmesi, Karamanlıların da onu çok sevmesi ve içindeki kızlarımızın okuması şevkiyle durmadan çalışarak Karaman’a Nefise Sultan Kız Meslek Lisesi’nin açılmasını sağlamıştır.
Kızların okumalarını sağlamak için ev ev dolaşarak ailelerini ikna etmiş ve birçok kız öğrencinin ekonomik özgürlüğüne kavuşmasında rol oynamıştır. Yüzlerce Öğrenci ona dua etmektedir. Günay MÜDERRİSOĞLU, tam bir eğitimci olduğu için Karaman halkının sevgi ve saygısını kazanmış, kalplerinde taht kurmuştur.
Muhterem ANDAÇ
Arkadaşı
Güzel sanatlar kültürlerin aktarılmasında baş rolü oynar. Bunlardan biri olan tiyatro sanatının toplum üzerindeki etkisi önemlidir. Tiyatro; uyarıcı, uyandırıcı ve yetiştirici etkiler bırakırken oynayanlarında unutulmamasını sağlar. Özellikle bu oynayanlar isimsiz amatör kahramanlarsa. Kıbrıs’ta çalıştığım lisede bir kütüphanenin olmamasına üzülüyordum. Karar verdim. Çok çalışıp bir kütüphane kuracaktım. Görüşümü açtığım okul müdürü çok olumlu karşıladı ve bana okulun en büyük sınıflarından birini kütüphane için gösterdi. Ağaç İşleri bölümünde yaptırdığımız rafları yerleştirdikten sonra hızla önce okulun her yerine dağılmış kitapları toplayıp yerleştirmeye başladım. Öğretmenler odasında bulunan bir dolaptan yıllar önce yayınlanmış birçok dergi buldum kiminin sayfaları hiç açılmamış kimi yılların yıpratması sonucu solmuş sararmıştı. Tozlu sayfaları karıştırırken sayfalar arasında tanıdık isimlere ve resimlere rastladım.
Bu dergi “Temmuz 1969 tarihinde 241 sayı ile yayınlanan Teknisyenlerin Sesi isimli bir dergiydi. Sayfalarını çevirdiğim derginin 20 sayfasında aynen şunlar vardı: “Akşehir Kız ve Sanat Enstitüleri Temsil ve Folklor kolları beraberce hazırladıkları Cevat Fehmi Başkut’un Emekli eserini 10-11 Nisan günleri Akşehirlilere sundular. İki kardeş okulun hazırladıkları Temsil ve Folklor gösterileri çok başarılı olmuş ve ilgi ile izlenmiştir. Öğrenciler yorucu çalışmalarının mükafatını başarıya giderek almasını bildiler. Gülmeyi, aynı zamanda düşünceyi izleyenlere aktarabilen ustalığı gösteren gençler çok takdir edildiler.
Karaman Kız Enstitüsü Müdürü Sayın Günay Müderrisoğlu ile yapılan görüşme ve göstermiş olduğu yakın ilgi sonunda Temsil ve Folklor ekibi 3 Mayıs Cumartesi günü Karamana gitmiş aynı gece orada da izleyenlere renkli ve başarılı bir temsil sunmuştur. 4 Mayıs 1969 Pazar günü Akşehir Sanat Enstitüsü Bando Takımıda Karamana bir gezi yaparak şehirde yürüyüş ve gösteriler yapmıştır.” Yılarca görev yaptığım okulumun 37 yıl önce böyle güzel bir etkinlikte bulunması bir gurur vesilesi olmaktadır. O zaman ki bir deyişle: “-Okullarımız sadece zanaatkâr değil, Sanatkâr da yetiştirir.” Yıllar sonra okulumuz İ.İ. Endüstri Meslek Lisesi’nin Yazar İbrahim Keskin’in kaleme aldığı dört perdelik “ALIN BU YÜREĞİ BENDEN” isimli tiyatrosunu,. 24 Mayıs 2006 Çarşamba günü saat 20.45’de Akşehir Kültür Merkezi’nde başarı ile sergilemesi ‘Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu göstermektedir.
|
Hafızalarda kaybolmaya yüz tutan 1950-1960 arasında, hafızamda yer etmiş, beni etkilemiş insanları yazmaya çalıştım hep. |
|
Fakat o kadar çok kişi çıktı ki karşıma. Onun için bunu bir yerde kesmek ve bayrağı başka değerli hemşerilerime vermek gereğine inandım. Ki “Karaman’ı Karaman Yapan İnsanlar Kataloğu” ortaya çıkabilsin. Bu kez, gene hafızam da derin yer etmiş birkaç kişiyi anarak bu seriyi tamamlamak istiyorum. Karaman’da bizim hafızamızda “Hocanım” denilince bir tek kişi akla gelirdi, hatırlar mısınız? Günay MÜDERRİSOĞLU. Tek başına bir semboldü adeta. 1970’li yıllarda, Orman Bakanlığına gelmişti Bakanla görüşmek için. “Ben Günay…” der demez sözünü kestim ve “Hocam izin verin sizi size ben anlatayım” dedim. “Siz Karaman’da Hocanım denilince akla gelen ilk ve tek isimsiniz “Gözleri doldu, mutlu oldu. Ben ona iltifat etmemiş, sadece doğruyu söylemiştim. Mesela diyorum ki, ……………….
|